Anayasa Mahkemesinin 11/02/2025 Tarihli ve E:2025/39, K:2025/35 Sayılı Kararı Hakkında

Anayasa Mahkemesi 2025/35 sayılı ve 11.02.2025 tarihli kararında (“Karar”), İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, İstinaf veya Temyiz kanun yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde İlk Derece Mahkemesi veya Bölge İdare Mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınırın esas alınacağına ilişkin düzenlemeyi Anayasa’nın 13 ve 36. maddelerine aykırı bularak iptal kararı vermiştir. Karar 06.03.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

İptale Kararına Konu Başvuru

İstanbul 13. İdare Mahkemesi tarafından, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28.07.2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun’un 54. Maddesiyle değiştirilen Ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan düzenlemenin Cumhuriyetin niteliklerine ve hak arama hürriyetine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa’ya aykırılık iddiasında bulunulmuştur.

İptali talep edilen düzenleme istinaf veya temyiz yoluna başvurulacak kararların belirlenmesinde hangi tarihteki parasal sınırın esas alınacağını düzenlemektedir. Kanunun “Parasal sınırların artırılması” başlıklı Ek 1. Maddesinde

“(Ek: 5/4/1990-3622/26 md.; Değişik : 8/6/2000-4577/9 md.) (Değişik:28/7/2024-7524/54 md.)

1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

2. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruda; davayı açarken ya da davayı ıslah ederken davacının sonraki yıllarda belirlenecek yeniden değerleme oranını bilmesinin ve bu kapsamda kararın verildiği tarihteki parasal sınırı öngörmesinin mümkün olmadığı, dava tarihi ve ıslah tarihi itibarıyla istinafa veya temyize tabi olan bir davada verilen karara karşı yargılama sürecinin uzaması durumunda istinafa veya temyize başvurulamayabileceği, aynı tarihte açılan ve benzer nitelikte davaların kural nedeniyle farklı aşamalarda kesinleşebileceği, bu durumun belirlilik ve hukuki öngörülebilirlik ile adil yargılanma ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek kuralın Cumhuriyetin niteliklerine ve hak arama hürriyetine aykırı olduğu iddia edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi kararında, adli yargıda istinaf ve temyize ilişkin parasal sınırın uygulanması konusunda verdiği 04.12.2024 tarihli iptal kararına da atıf yaparak, idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda –ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkanının ortadan kalkabileceği sonucuna varmıştır. Bu nedenle kuralın Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasını düzenleyen 13. Maddesine ve hak arama hürriyetini düzenleyen 36.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun İlk Derece Mahkemesince ve Bölge İdare Mahkemesince nihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal sınırın altında kalan davalarda istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağını düzenleyen Ek 1.maddesinin (2) numaralı bendinin birinci cümlesinde yer alan “…ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır.” düzenlemeleri ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince “…45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise…” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

Saygılarımızla,

Tunca Avukatlık Ortaklığı.

Ara
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Çerezleri nasıl kullandığımız, sildiğimiz ve engellediğimiz ile ilgili detaylı bilgi için lütfen Çerezler (Cookies) sayfasını okuyunuz.Kabul Et ve Kapat