Anayasa Mahkemesinin 27/11/2024 Tarihli ve 2021/57450 Başvuru Numaralı Kararı Hakkında

I. İPTAL KARARINA KONU BAŞVURU

Başvurucu Zuhal Kara, Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde, muris muvazaasına dayanarak, saklı miras payı oranında tapu iptali ve tescili talebiyle dava açmıştır. Açılan dava, gayrimenkulün mülkiyetine ilişkin olup miras bırakanın muvazaalı şekilde yaptığı satış işlemine karşı, başvurucunun yasal miras hakkının korunmasını amaçlamaktadır.

Mahkeme, 02/07/2020 tarihli kararıyla davayı, iki davalı açısından farklı gerekçelerle reddetmiştir. Davalılardan biri yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmiş ve bu davalı lehine maktu vekâlet ücretine ilişkin hüküm tesis edilmişken, diğer davalı bakımından davanın esastan reddine hükmedilerek 30.150-TL tutarında nispi vekâlet ücreti takdir edilmiştir. Yerel Mahkeme mezkur karara  gerekçe olarak, dosya kapsamındaki delillerin muris muvazaasını ispatlamaya yeterli olmadığı şeklindeki kanaatini göstermiştir. Başvurucu, bu karara karşı, aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne (AAÜT) aykırı şekilde yüksek hesaplandığını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuşsa da Bölge Adliye Mahkemesi de 19/11/2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Başvurucu, bu kez aynı gerekçe ile temyiz başvurusunda bulunmuş ancak Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 06/10/2021 tarihli kararıyla, dava değerinin temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Yüksek Mahkeme karar gerekçesinde, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayanan tapu iptal tescil davalarında, taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan dava değerinin davayı açan herbir mirasçının payına isabet eden değerde olacağını belirtmiştir.

Bunun üzerine başvurucu, aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin orantısız şekilde yüksek olduğu ve bu hususun mahkemeye erişim hakkını ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasıyla 29/11/2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.

Başvurucu, davada uyuşmazlık konusu gayrimenkullerin toplam değerinin 505.000 TL olduğunu, ancak davayı yalnızca miras payına karşılık gelen 63.125 TL üzerinden açtığını; buna karşın ilk derece mahkemesinin, vekâlet ücretini, taşınmazın toplam değeri üzerinden hesapladığını ve bu nedenle yargılamada orantısız bir mali yükle karşı karşıya kaldığını iddia etmiştir.

II. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi, söz konusu başvuruyu Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında ve özel olarak da mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde incelemiştir. Mahkemeye erişim hakkı Anayasanın 36. Maddesi kapsamında güvence altına alınan “hak arama özgürlüğü”nün önemli ve vazgeçilmez bir unsurudur. Benzer şekilde, bireylerin mahkemeye başvurmasını engelleyen her türlü müdahaleyi bertaraf etmeyi amaçlayan mahkemeye erişim hakkı da Anayasa ve uluslararası sözleşmelerce korunmaktadır. Anayasa’nın 13. Maddesinde de, temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlamaların kanunla düzenlenmesi, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaması hususları öngörülmektedir.

Mahkemeye erişim hakkı, bireylerin yargı mercilerine başvurabilmelerini fiilen ve hukuken mümkün kılan temel bir haktır. Bu hakkın ihlali, yalnızca mahkemeye başvurunun engellenmesi ile değil, aynı zamanda başvuru hakkını anlamsızlaştıracak nitelikteki aşırı, keyfi veya hukuki dayanağı bulunmayan maddi yükümlülükler yoluyla da ortaya çıkabilir.

Somut olayda, dava konusu taşınmazın tamamı 505.000 TL değerindedir. Ancak başvurucu yalnızca kendi saklı miras payı oranını dava konusu yapmıştır.  Bu husus, dava dilekçesinde açıkça belirtilmiş olup mahkeme kararında da talebin bu oranla sınırlı olduğuna işaret edilmiştir. Bu yönüyle, başvurucunun dava kapsamındaki sorumluluğunun, talebiyle sınırlı olacak şekilde, kendine ait miras payının değeri üzerinden hesaplanması gerektiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 13. maddesi uyarınca, vekâlet ücreti, para veya parayla değerlendirilebilen konularda dava değeri üzerinden hesaplanmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi de ayni haklara ilişkin davalarda yargı harçlarının gayrimenkul değeri üzerinden alınacağını düzenlemektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, davada ileri sürülen taleplerin kapsamı ve başvurucunun yalnızca kendi payı oranında hak iddia etmesidir.

Mahkeme, bu sınırlamayı dikkate almadan, vekâlet ücretini taşınmazın toplam değeri üzerinden hesaplamış ve başvurucuyu 30.150 TL gibi yüksek bir mali yükümlülükle karşı karşıya bırakmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu durumun hukuki bir temele dayanmadığı, vekâlet ücretinin hesaplanmasında orantılılık ilkesinin gözetilmediği ve mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verildiği değerlendirmesinde bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesi, yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda Başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve bu uygulamanın Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir.

III. SONUÇ

Anayasa Mahkemesi inceleme konusu kararıyla, mahkemeye erişim hakkının kapsamının yalnızca başvuru imkânıyla sınırlı olmadığını, yargılama esnasında ve sonucunda taraflara yüklenen hakkaniyete ve yasalara uygun olmayan maddi külfetlerin de bu hakkı ihlal edebileceğini açıkça ortaya koymuştur. Başvurucunun,  yalnızca kendi miras payını dava konusu yapmasına rağmen ilk derece yargılaması sonunda tesis edilen davanın reddine ilişkin karar ile birlikte,  davacı başvurucu aleyhine taşınmazın tamamı üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi, ölçüsüz ve hukuki dayanağı bulunmayan bir uygulama olarak değerlendirilmiştir.

Karar, yargı mercilerine; vekâlet ücretinin belirlenmesinde davanın kapsamı, taraf sıfatı ve talep konusu gibi unsurları dikkate alma zorunluluğunu hatırlatmakta; bireylerin adil yargılanma ve mahkemeye erişim haklarının bu bakımdan da korunması gerektiğine işaret etmektedir.

Saygılarımızla,

Tunca Avukatlık Ortaklığı.

Ara
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Çerezleri nasıl kullandığımız, sildiğimiz ve engellediğimiz ile ilgili detaylı bilgi için lütfen Çerezler (Cookies) sayfasını okuyunuz.Kabul Et ve Kapat