Rekabet Kurumu’nun Yerinde İnceleme Kararları: BİM Kararı ve Balsu Kararı Hakkında

Rekabet Kurumu (“Kurum”) yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması durumunda 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca ilgili şirkete, cirosunun binde beşi oranında idari para cezası verebilmektedir.

Son kararında Kurul, 14 Ocak 2025 tarihinde BİM’in genel merkezinde yapılan yerinde incelemede, yerinde inceleme başladıktan sonra bir BİM yöneticisi tarafından veri silme eyleminin gerçekleştirildiği Kurum uzmanlarınca tespit edilmiş ve Kurumun 6 Şubat tarihinde almış olduğu kararla; 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca yerinde incelemenin engellendiğine ve zorlaştırıldığına hükmedilerek BİM’e yaklaşık 1,3 milyar Türk lirası idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Rekabet Kurumu, yerinde inceleme gerçekleştirilen teşebbüslerin söz konusu idari para cezası ile karşılaşmamaları adına, en alt seviyeden en üst seviyeye kadar tüm teşebbüs çalışanlarının yerinde inceleme başladığı andan itibaren, iş için kullandıkları herhangi bir cihazdan hiçbir veriyi silmemeleri gerektiğini belirterek; aksi durumda bu hususun Kurum personeli tarafından yüksek teknolojiye sahip cihazlarla kolaylıkla tespit edilebileceğini ve teşebbüslerin yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması kapsamında idari para cezası ile karşı karşıya kalacakları açıklamaları ile BİM hakkında uygulanan idari para cezası kararını https://haber.rekabet.gov.tr/ internet sitesi üzerinden “yerinde incelemeyi engellemenin sonuçları ağır olabilir” başlığı ile duyurmuştur[1].

BİM tarafından yapılan açıklama ile de sağlık sorunu nedeniyle ofis dışında ve izinli olan bir çalışanın kişisel telefonundaki WhatsApp yazışmalarını sildiği; Rekabet Kurumu tarafından silinen yazışmaların geri getirildiği ve rekabet aykırı bir içeriklerin bulunmadığı yönünde bir savunma yapılmıştır. Akabinde firma tarafından ilgili çalışanın ticari kararları etkileyebilecek pozisyonda birisi olmadığı şeklinde belirtilmiş, beraberinde iş akdini feshettikleri ifade edilmiştir. BİM, Rekabet Kurumu’nun uyguladığı para cezalarını internet sitesinde yayınlamalarını da eleştirmiştir. Verilen cezanın “yerinde incelemeyi engellemenin sonuçları ağır olabilir” başlığı ile duyurulmasına tepki göstererek, bu haberlerin şirketleri zor duruma soktuğu şeklinde beyanlarda bulunmuştur.

Kurul’un BİM kararı, yerleşik içtihattan sapma olarak değerlendirilebilir mi? Diyerek yine gündem olan Balsu kararını aklımıza getirmektedir. Balsu kararında[2], Kurul’un önceki yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması kararlarından farklı bir yaklaşım sergilemişti ve kendisi ile ilgili olmayan bir soruşturmada Balsu’nun Sakarya’daki tesisinde gerçekleştirilen yerinde inceleme esnasında Balsu’nun satış müdürünün bilgisayarından yaklaşık 1500 e-postanın silindiğinin tespiti akabinde, tüm e-postaların “Silinmiş Öğeleri Kurtar” seçeneği ile geri getirilebildiği, yerinde incelemeyi gerçekleştiren meslek personelinin geri getirilen e-postaları incelemesi üzerine, bu e-postalardan hiçbirinin ihlal niteliği taşımadığı gerekçesiyle denetim kapsamında kopyasının alınmadığı ve Balsu’nun soruşturma tarafı olmadığı, bu nedenle herhangi bir şey saklama amacının olamayacağı gerekçeleri ile Balsu hakkında yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kurul’un yerinde inceleme kararlarına baktığımızda, çalışanların yerinde inceleme sırasında bilgisayarlarından veya mobil cihazlarından yapılan her türlü silme işleminin, adli bilişim yöntemleriyle geri getirilse ve üstelik bunların rekabet ihlali ile herhangi bir ilgisi olmasa dahi, yerinde incelemenin geciktirilmesi ve görevli meslek personelinin olası delillere erişiminin engellendiği gerekçesiyle teşebbüslere sık sık idari para cezası uygulandığı sıklıkla konuşulmaktadır.

Ancak Balsu kararı, bir kırılma noktası olarak değerlendirilmekte iken, BİM kararı ile Kurul’un yerinde incelemelere hakkındaki düşüncesi aslında değişmedi mi? demek daha doğru olacaktır.

Zira Rekabet Kurulu kararları, silinen verilerin geri getirilebilir olup olmadığından bağımsız olarak, silme işleminin tek başına yerinde incelemeyi zorlaştırma veya engelleme anlamına geldiği yönündeydi. Bu nedenle, pek çok dosyada silinen veriler geri getirilse dahi Kurum tarafından ceza uygulanmaktaydı. Yine soruşturma kapsamında yerinde incelemeye tabi tutulan tüm teşebbüsler, soruşturmaya taraf olup olmadıklarına bakılmaksızın, aynı yükümlülüklere tabi tutuluyor ve yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması yönündeki idari para cezalarının tarafı olabiliyordu. Bu nedenlerle Balsu kararı, Kurumun oldukça eleştirilen yerinde inceleme süreçlerine ilişkin yeni bir dönem başlangıcı gibi yorumlanmaktaydı.

Dolayısıyla Balsu kararı akabinde verilen BİM kararı ile Rekabet Kurulu’nun, yerinde inceleme süreçlerine ilişkin yaklaşımının henüz net bir çerçevede olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Cirosunun binde beşi oranında idari para cezası şeklinde ciddi bir yaptırıma tabi olan yerinde inceleme süreçlerinde, çalışanlar tarafından mesajlaşmaların silinmesinin tek başına ceza kararına haklı dayanak kabul edilmesinin orantılılık bakımından tartışılması kaçınılmazdır. Bunun yerine Kurumun sahip olduğu teknolojiyi kullanılarak silinen ögeleri geri getirmesi ile içeriklerine yönelik bir değerlendirme yapması ve rekabete aykırı içerikler var ise yaptırım uygulaması daha hakkaniyetli olacaktır. İnceleme esnasında veri silinmesinin cezaya tabi olmayacağı yönünde bir uygulama belirlemek, inceleme esnasında şirketleri veri silmeye teşvik eder mi? sorusunu da akla gelmektedir. Ancak burada ayrım, verileri silmek ya da silmemek şeklinde değil; silinen verilerin geri getirilebilir olması veya olmaması ile geri getirilen verinin içeriğinin rekabete aykırılık içerip içermediği şeklinde yapılmalı ve somut duruma göre orantılı olacak şekilde bir ceza uygulanması tercih edilmelidir.

Diğer taraftan BİM’in çalışanı ile iş akdine de son vermesi de iş hukuku bakımından ayrıca tartışılmalıdır. Rekabet mevzuatında çalışan ve yöneticilerin ihlalde belirleyici etkisi olması halinde kendilerine ayrıca para cezası uygulanmasına karar verilebilmektedir. Ancak Rekabet Kurulu bu yönde bir karar vermedi ise şirketin, Kurumun uyguladığı yüklü para cezasının sorumlusu olarak çalışanı kabul etmesi ve iş akdini sonlandırmasının haklı ve geçerli fesih kapsamında ayrıca düşünülmesi gereklidir.

Saygılarımızla,

Tunca Avukatlık Ortaklığı

 

[1]        https://haber.rekabet.gov.tr/haber/yerinde-incelemeyi-engellemenin-sonuclari-agir-olabilir-bime-13-milyar-tl-ceza

[2]        Rekabet Kurulu’nun 17.08.2023 tarihli ve 23-39/727-250 sayılı kararı,  https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=bc7effe4-3310-4059-bb76-3b590f6effb8,  Son erişim tarihi: 21.02.2025.

Ara
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Çerezleri nasıl kullandığımız, sildiğimiz ve engellediğimiz ile ilgili detaylı bilgi için lütfen Çerezler (Cookies) sayfasını okuyunuz.Kabul Et ve Kapat